Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliği

 

TÜRKİYE’DE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ  

Sanayi devrimi ile birlikte gündeme gelen iş sağlığı ve güvenliği kavramı 19. yüzyıl sonlarına doğru ciddi anlamda yasal düzenlemeler yapılarak ele alınmıştır. Hızlı endüstriyel gelişmeler; işyerlerinde iş kazaları, yangınlar, patlamalar ve zehirlenmeleri de beraberinde getirmiştir.

 

İş sağlığı ve güvenliği, geniş kapsamlı ve uzmanlık gerektiren bir konudur. İş sağlığı ve güvenliğinden amaçlanan, işyerlerinde sağlıklı ve güvenlikli ortamlar yaratmaktır. Zira, işyerleri tehlikeli ortamlardan oluşmaktadır. İnsan hayatının kutsallığı açısından, çalışanları işyerlerindeki tehlikelerden korumak öncelikli bir konudur.   

 

Sanayileşmenin ve teknolojik gelişmelerin bedelini, çalışanlara ödetmeme kaygısı, çağdaş toplumların başlıca amaçlarından birini oluşturur. Çağdaş bir devlet, bireylerinin ruh ve beden sağlığını koruyan ve kollayan bir yapıya sahip olmalıdır. Çünkü, ruh ve beden sağlığını kaybetmiş bireyler, üyesi bulundukları topluma yararlı olamazlar. Devlet, sosyolojik anlamda, “milletin örgütlenmiş hali” olduğuna göre, öyleyse ruh ve beden sağlığı yerinde olan bireylerin örgütlenerek sağlıklı bir devlet oluşturmaları mümkün olabilir.

 

 

İş sağlığı ve güvenliği konusuna verilen önem ve gelinen ileri nokta, ülkelerin gelişmişlik düzeyleriyle yakınen ilgili bir konudur. Örneğin, iş güvenliğini kültür haline getirmiş bir toplum, gelişmiş ve çağdaş bir toplum olarak görülmektedir. Çünkü, gelişmiş toplumlar, bireylerine sağlık ve güvenlik kültürünü, daha anaokulu çağında aşılamakta, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kader olmadığını küçük yaşta öğretmektedirler.

Ülkelerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki gelişmişlik düzeyi, meydana gelen ölümlü, yararlanmalı ve uzuv kayıplı iş kazası sayılarına göre belirlenmektedir. Ülkemizin bu konuda çok iyi bir durumda olduğu söylenemez. Örneğin, ülkemizde son on yılda, (1996-2005) toplam 809 bin iş kazasının meydana geldiği resmi kayıtlara yansımıştır. On yıllık iş kazası ortalaması ise, yıllık 81 bin olarak gerçekleşmiştir. Başka bir deyişle, ülkemizde her gün ortalama 220 iş kazası meydana gelmekte ve günde 3 kişi yaşamını yitirmektedir.  

2006 yılı Sosyal Sigortalar Kurumu istatistiklerine göre ülkemizde yaklaşık 1.046 bin işyeri faaliyet göstermektedir. İşyerlerinin % 98,1’i küçük işyerlerinden oluşmaktadır. Örneğin, işyerlerinin % 88,2’sinde 1 ila 9 işçi; % 9,9’unda ise, 10-49 işçi çalışmaktadır. İşyerlerinin sadece % 1,9’u  50 ve daha fazla işçinin çalıştırıldığı işyerlerinden oluşmaktadır.

 

Oysa, ülkemizde meydana gelen iş kazalarının % 31'i 1-3 işçinin çalıştığı küçük ölçekli işyerlerinde; % 65 'i de 50 ve daha az işçi çalıştıran işyerlerinde meydana gelmektedir. Öyleyse, iş sağlığı ve güvenliği alanında başarı sağlanması bekleniyorsa, öncelikle çalışanların yoğunlukta olduğu işyerleri dikkate alınarak sağlık ve güvenlik tedbirlerinin tabana yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar yapılmalıdır.