YENİ ASGARİ ÜCRET BELİRLENDİ

YENİ ASGARİ ÜCRET BELİRLENDİ  

01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında geçerli olacak yeni  asgari ücret belirlendi. 16 yaşını doldurmuş işçiler için asgari ücret brüt 562,50 YTL net 403,03 YTL oldu. 16 yaşını doldurmamış işçilerin brüt asgari ücreti 476,70 YTL, neti ise, 341,55 YTL olarak belirlendi. 16 yaşından büyük işçilerin işverene maliyeti 683,44 YTL, 16 yaşından küçük işçilerin işverene maliyeti 610,51 olarak belirlendi. Ayrıca, 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında geçerli olacak yeni kıdem tazminatı tavanı ise; 1,960,69 YTL olarak belirlendi.

Asgari ücret; işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade eder (Yönetmelik md.4/d).[1]

Türkiye'de ilk kez asgari ücret uygulamasına 1969 yılında il bazında başlandı. 1 Temmuz 1969'da 26 ilde başlayan uygulama, 31 Ekim 1972 tarihine kadar sürdü. 1 Kasım 1972 tarihinde yeni asgari ücret belirlendi ve 59 il kapsama alındı. İl bazında belirleme yöntemine 30 Haziran 1974'de son verildi. 1 Temmuz 1974'de asgari ücret uygulaması yurt çapına yayıldı.  Tarım ve Orman kesiminde çalışanlar da, 1 Mayıs 1973'de asgari ücret kapsamına alındılar. Sanayi ve Hizmetler Kesimi ile Tarım ve Orman Kesimi işçileri için daha önce Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nca ayrı ayrı saptanan asgari ücret, 1 Ağustos 1989'dan itibaren her iki kesim için tek rakam olarak belirlenmektedir [2].

Ülkemizde uygulanmakta olan asgari ücretin uluslararası dayanağını, ülkemizce 25.06.1973 tarih ve 1769 sayılı Kanunla kabul edilen  “Asgari Ücret Tespit Usulleri İhdasına İlişkin 26 Sayılı Sözleşme” oluşturmaktadır. Bu sözleşme, işçinin örgütlenme ve toplu pazarlık fırsatlarının gelişmemiş olduğu dönemde onaylayan devletlere, ”... toplu sözleşme yolu ile veya bir başka yolla etkili bir ücret tespiti yönteminin bulunmadığının veya o ücretlerin istisnai bir biçimde düşük olduğu işlerde asgari ücretlerin tespitine olanak sağlayan usulleri ihdas ve muhafazayı taahhüt etme” yükümlülüğü getirmiştir. Asgari ücret anayasal dayanağını 1982 Anayasası’nın “Ücrette Adalet Sağlanması” başlıklı 55. maddesinde bulmaktadır. Buna göre; “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur.” hükmü gereği asgari ücretin belirlenmesi, çalışanların geçim şartları ve ülkenin ekonomik durumunun birlikte ele alınmasını gerektiren anayasal bir hüküm durumundadır.

Asgari ücretin uluslararası ve anayasal dayanağının dışında yasal dayanağını 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesi oluşturmaktadır. Buna göre; 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girsin ya da girmesin iş sözleşmesi ile çalışan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırlarını en geç iki yılda bir işçilerin 16 yaşını doldurmuş olup olmadıklarına göre ayrı ayrı belirlenir. Uygulamada son yıllarda 6 ayda bir ya da yılda bir bu tespit yapılmaktadır. Komisyon, asgari ücreti bütün işkollarını kapsayacak şekilde belirler. Ücretin, bir günlük olarak belirlenmesi esastır. Aylık, haftalık, saat başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen durumlarda gerekli ayarlamalar buna göre yapılır. Asgari ücret tespit komisyonunun belirlediği asgari ücretler Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihi izleyen ayın ilk gününden itibaren yürürlüğe girer. İşçilere bu ücretlerin altında ücret ödenemez. İş sözleşmelerine ve toplu iş sözleşmelerine bunun aksine hükümler konulamaz. Aksine hüküm konulsa dahi geçerli değildir. Ayrıca işverenler tarafından, işçilere sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle asgari ücretten herhangi bir indirim yapılamaz.

Asgari Ücret Yönetmeliğinin 7 inci maddesinin birinci fıkrası saklı kalmak şartıyla, asgari ücretin belirlenmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı herhangi bir ayrım yapılamaz.  Yine Asgari Ücret Yönetmeliğinin 7 inci maddesinde, ”Ücret en geç iki yılda bir olmak üzere işçilerin 16 yaşını doldurmuş olup olmadıklarına göre ayrı ayrı belirlenir. Komisyon, ücretin belirlenmesinde; ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, ücretliler geçinme indekslerini, bu indeksler yoksa geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurur” denilmektedir.  

Bugünkü asgari ücret içersindeki vergi ve sigorta primlerinin işgücü maliyeti içindeki payı % 42.3’dür. Öte yandan, işverenlerin asgari ücretli için üstlendiği maliyetin % 59’u çalışanlara ödenen net ücretten, % 41’i ise Devlete ödenen prim ve vergilerden oluşuyor. Devlet, asgari ücret üzerinden halen toplam 243.62 YTL vergi ve sigorta primi alıyor. Bu konu üzerinde durmak gerekir düşüncesindeyim. Örneğin uygulamaya baktığımızda, ülkemizde Türk-İş Araştırma Merkezinin Kasım ayı sonunda yaptığı bir araştırmada açlık sınırı 605 YTL, gıda, giyim, sağlık, barınma ve eğitim başta olmak üzere zorunlu harcama kalıplarını kapsayan yoksulluk sınırının 1.971 YTL’ye ulaştığı belirtiliyor. Türkiye’de bugün asgari ücretin brütü 531 YTL, neti 380 YTL, asgari ücretin işverene maliyeti ise, 645 YTL dir. Ülkemizde SSK’ya kayıtlı toplam 6 milyon 181 bin sigortalının % 43.6’sına denk gelen 2 milyon 696 bin kişi asgari ücret üzerinden ücret almaktadır. Kayıt dışı çalışan 4-5 milyon işçinin büyük bir kısmının da ücret seviyesi asgari ücretle belirlenmektedir. Evet, çoğunluğun aldığı ücret asgari ücret ve bu ücret de yoksulluk sınırının çok altında kalmaktadır. Açlık sınırı kavramından, 4 kişilik bir ailenin sadece zorunlu mutfak masrafları anlaşılmalıdır. Yoksulluk sınırı ise, yine 4 kişilik bir ailenin kira, elektrik, su, telefon, yakacak, eğitim vs. hepsini kapsayan ücret sınırıdır.            

AVRUPA BİRLİĞİ’NDE ASGARİ ÜCRET

Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, İsveç, İtalya, Kıbrıs Rum Kesimi’nde asgari ücret uygulanmıyor.   Şubat 2004 verilerine göre Avrupa Birliği’ne üye 25 ülke arasında en düşük asgari ücret 119 € ile Letonya’da uygulanıyor. Bu ülkeyi 130 € ile Litvanya, 149 € ile Slovakya , 158 € ile Estonya, 177 € ile Polonya , 202 € ile Macaristan izliyor.  Avrupa Birliği’nde en yüksek asgari ücret ise 1402 € ile Lüksemburg’ta. Türkiye’de ise 1 Temmuz 2004 itibariyle uygulanan asgari ücret AB para birimi cinsinden 177 €-. dir. Bu verilere göre, Türkiye’de çalışan kesim asgari ücret seviyesi konusunda 8 Doğu Avrupa ülkesinden fazla, 15 AB ülkesinden daha az asgari ücret almaktadır. Türkiye’deki asgari ücret Bulgaristan 61, Romanya 69, Letonya 121, Slovakya 148, Estonya 159, Polonya 177, Macaristan 189, Çek Cumhuriyeti 207 Euro/ay’dan fazladır.

Ancak, unutmamak gerekir ki, uygulamada ülkemizdeki haftalık çalışma süreleri oldukça uzundur (ortalama 50-55 saat).  Yani haftalık 45 saatlik çalışma süresi çoğunlukla geçilmekte fazla çalışma ücreti ödenmeden işçiler asgari ücret üzerinden çalıştırılmaktadır. Dolayısıyla 8 doğu Avrupa ülkesinden fazla gözüken aylık ortalama asgari ücret düzeyi çalışma saatleri dikkate alındığında ülkemizde ücret seviyesi daha düşüktür.    Ayrıca, Türkiye Kamu-Sen verilerine göre içinde ekmek, et, balık, süt, peynir, yumurta, yağ, meyve, sebze, şeker, reçel ve bal gibi gıda ürünlerinin bulunduğu bir fileyi doldurmak için, asgari ücretle geçinen bir kişi maaşının Belçika’da yüzde 8.1’ini, İngiltere’de 9.1’ini, Fransa’da yüzde 9’unu, Lüksemburg’ta yüzde 8’ini harcamak zorunda kalırken, Türk çalışanı aynı ürünleri alabilmek için maaşının yüzde 40’ını harcamak zorunda kalıyor.  

Lütfi İNCİROĞLU

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

Edirne Bölge Müdürü                              


[1] Asgari Ücret Yönetmeliği 01.08.2004 tarihli ve 25540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. [2] Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Hayatı İstatistikleri 2004, s.171, 173.