| İş Güvencesi Tazminatı'ndan Gelir Vergisi Kesilemez |
|
DANIŞTAY’IN SON KARARI İŞ GÜVENCESİ TAZMİNATI’NDAN GELİR VERGİSİ KESİLEMEZİş Kanunu’nun “geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlıklı 21. maddesine göre; işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Ne var ki, işveren, işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmazsa, işçiye en az dört ay en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olacaktır. İşte öğretide tartışmalı hususlardan birisi de uygulamada “iş güvencesi tazminatı” olarak da bilinen söz konusu bu tutardan gelir vergisi kesilip kesilemeyeceğidir. Danıştay Üçüncü Daire Başkanlığı, 15 Haziran 2007 tarih ve 26553 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 15.02.2007 tarih, 2006/3799 Esas, 2007/414 karar, 15.02.2007 tarih, 2006/3800 Esas, 2007/415 karar, 15.02.2007 tarih, 2006/3801 Esas, 2007/416 karar sayılı kararlarıyla tüm bu tartışmalara son noktayı koymuştur. Böylece, artık iş güvencesi tazminatından gelir vergisi kesilip kesilmeyeceği hususuna açıklık getirilmiştir. Buna göre, Danıştay tarafından “iş güvencesi tazminatından gelir vergisi kesilmeyeceği” hükme bağlanmış oldu. Anılan Danıştay kararına göre; Sözleşmenin feshinin geçersizliğine ve çalışanın işe iadesine karar verilmesi üzerine bu istemle başvurulmasına karşın işe başlatmayan işveren aleyhine hükmolunan tazminatın ödenmesi, iş sözleşmesinin tarafları arasındaki çalışma ilişkisinin sona ermesi sonucunu yaratmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde ücret ve ücret sayılan ödemelerin ortak özelliği, bu ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı sağlanan ve para ile temsil edilen yahut edilebilen ödemeler olmasıdır. Çalışanı işe iade etmeyerek çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından yargı kararında öngörüldüğü için ödenen tazminat, ücret sayılan ödemelerin ortak özelliklerini taşımadığından, bu ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun 61'inci ve 94'üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1) işaretli bent uyarınca vergi kesintisi yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Yargı kararıyla işe iadesine karar verilen davacıya, başvurusuna rağmen işe başlatılmayarak işsiz bırakılması nedeniyle işverence yapılan bu ödeme; Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1) işaretli bentte vergiden müstesna tutulan işsizlik sebebiyle verilen tazminat niteliğinde olduğu halde, 25'inci maddede sadece çalışanlara ödenen kıdem tazminatının 24 aylığı aşmayan kısmının vergiden müstesna tutulduğuna dayanılarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısının temyiz isteminin kabulü ile Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2006 gün ve E:2006/130, K:2006/184 sayılı kararının, davacıya, işe başlatılmaması sebebiyle dört aylık ücreti tutarında ödenen tazminatın tevkifata tabi tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanan davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının; 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına, kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve Resmî Gazete’de yayımlanmasına, 15.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi. |