|
Lütfi İnciroğlu
|
 |
« Yanıtla #1 : 18, Şubat, 2007, 17:09 » |
|
Baha bey,
Çalışanların “yönetime katılma” araçları arasında olan işyeri disiplin kurulları, 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenmemiştir. Ancak, çalışanlar açısından işverenin fesih hakkının sınırlandırılmasında önemli bir işleve sahip bir müessesedir. Genellikle, iş hukukunda iş sözleşmesinin haklı nedenle feshinde, "haklı nedenlerin" denetlenmesi (derinlemesine irdelenmesi) amacıyla, toplu iş sözleşmelerinde yer almıştır.
Başkanı işveren/vekili olmak üzere, iki sendika işyeri temsilcisi ile iki işveren temsilcisinden oluşan işyeri disiplin kurulları, sendikal örgütlenmenin bulunmadığı bir işyerinde, başkanı işveren/vekili olmak üzere, işçiler tarafından seçilecek iki işçi temsilcisi ile iki işveren temsilcisinden oluşturulabilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre; “iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır“. Zaten Kanun, işçinin davranışları veya yetersizliği gerekçesi ile işe son vermeden önce işçiden "savunma alınma zorunluluğu" getirmiştir. Dolayısıyla, "geçerli nedenle" iş sözleşmesi sona eren işçinin disiplin kuruluna verilmesi yerine, “haklı nedenle fesih” söz konusu olduğu zaman disiplin kurulunun toplanarak işçiyi sorgulaması ve olayı derinlemesine araştırması yerinde olur.
Sonuç olarak, işyeri disiplin kurullarından verilen “ihtar” ve “yevmiye kesintisi” cezalarıyla, işçinin kimi olumsuz davranışlarını “alışkanlık haline getirmeden” bunlardan vazgeçmeleri sağlanabilir.
|