|
dündar
|
 |
« : 07, Şubat, 2008, 14:18 » |
|
1)Çalışan bir bir personel işverenin bilgisi dışında,firmamız eski çalışanları ile beraber işyeri açmışlar.Ve açtıkları bu işyeri ne’de ortak olmuş.Bu durum da işveren olarak be gibi yaptırımda bulunabiliriz.Burada çalışırken farklı bir iş yapabilirmi (iş yeri açabilirmi işverenin bilgisi dışında) 2)Söz konusu bu kişi mesai giriş, çıkışlarını son derece dikkat ediyor. Fakat mesai’ye başladıktan sonra mesai saatleri içerisinde lakait hareketlerde bulunuyor,işveren aleyhinde sözlü sataşmalarda bulunuyor örnek;”Bu şirkette çalışılmaz geleceği olmayan bir işyeridir burası” diğer çalışanlarında moral ve motivasyonunu da bozuyor.Bu durumda bu personele ne gibi bir yaptırımda bulunulabilir
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Lütfi İnciroğlu
|
 |
« Yanıtla #1 : 07, Şubat, 2008, 15:31 » |
|
1-İşçi birden fazla işverene iş edimini sunabilir. Çünkü, İş Kanunu atipik çalışma sistemine uygun hükümler de ihtiva ediyor. Ancak, işçi aynı zaman da bir işyeri açıp işçi çalıştırıyorsa o zaman sosyal güvenliğin tekliği ilkesine aykırılık oluşur.
2-İşçinin işyerinde çalışma arkadaşlarını işverenine karşı kışkırtması ve işyeri ve işveren aleyhinde aleni konuşmalar yapması "geçerli nedenle" iş sözleşmesinin feshini gerektirir.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
dündar
|
 |
« Yanıtla #2 : 07, Şubat, 2008, 16:09 » |
|
Sayın lutfi be,vermiş olduğunuz cevap için şimdiden sizlere teşekkür ederim.Bu durumda işveren olarak izlememiz gereken yol nedir "geçerli nedenle"fesh için yani tutanak tutup kişiye imzalatmak mı zorundayız.Bu durumda kişi lehine düzenlenen tutanağı imzalamayacaktır.Diğer çalışma arkadaşları ise,bizi şahit göstermeyiniz diyorlar,çok sıkıntılı bir durumdayız.Yani işçi resmen benim tazminatımı verin beni işten çıkartın diyor.Bunuda biz kabul etmiyoruz haksız yere tazminat ödemek istemiyoruz.Bunlar dışında nasıl bir yol izleyebiliriz.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Lütfi İnciroğlu
|
 |
« Yanıtla #3 : 07, Şubat, 2008, 17:28 » |
|
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre "geçerli nedenle fesih" hüküm altına alınmıştır. Haklı nedenle fesih ile geçerli nedenle fesih arasındaki en önemli fark geçerli nedenle feshin tazminatlı olarak yapılmasıdır. Bu durumda çalışanın savunması alınmadan ve geçerli neden yazılı olarak işçiye tebliğ edilmeden fesih gerçekleşmiş sayılmaz.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
dündar
|
 |
« Yanıtla #4 : 13, Şubat, 2008, 17:58 » |
|
Üstad bu konu hakkında son olarak sormak istediğim ; a)Kanun işverene (4857/25.d.) maddesine göre tek taraflı fesh etme yetkisini veriyormu.Yani işverenin başka çaresi kalmadığına göre iki şahit huzurunda tutanak tutarak sözleşmeyi tek taraflı fesh edemezmi.Burada işveren 18.maddeye göre değilde 25.maddeye göre işten çıkarmak istiyor bu personeli. b)Tek taraflı fesihlerde tarafların birbirlerine tazminat ödemek zorunluluğu varmı.Yani işçiye seni (4857/25.d mad.) göre sözleşmeni fesh ediyorum diyip tazminat ödemeyebilirmi.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Lütfi İnciroğlu
|
 |
« Yanıtla #5 : 15, Şubat, 2008, 09:53 » |
|
İşverenin haklı nedenle fesih yapması halinde, ihbar ve kıdem tazminatı ödeme zorunluluğu yok. Ancak, işçi iş güvencesi kapsamında ise, işe iade davası açabilir. Bu defa işverenin ispat yükümlülüğü var. Yani işveren mahkemede haklı nedenin gerekçelerini ispat etmekle yükümlüdür.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
dündar
|
 |
« Yanıtla #6 : 15, Şubat, 2008, 10:33 » |
|
1)İşçi 30 kişi ve üzeri bir işyerinde çalışıyor ise ve 6 aylık kıdemi var ise "işe iade"davası açabilir.Bu durumda işçi "işe iade davası" dışında iş mahkemesine başka hangi dava açabilir. 2) İş güvencesi kapmasım bir işde çalışan bir işçi İşvrenin Haklı nedenle fesh halinde "İşe iade davası"dışında başka bir hakkı varmı.Örnek iş mahkemesinde dava açtığı zaman Davanın konusu nedir niçin dava açabilir. 3) İşçi bizzat kendisi gidip mahkemeye dava açma yetkisi varmı.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Lütfi İnciroğlu
|
 |
« Yanıtla #7 : 16, Şubat, 2008, 16:55 » |
|
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25-II maddesine göre, haklı nedenle iş sözleşmesi sona erdirilen işçi, feshin öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile aynı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre iş mahkemesine başvurabilir. Açılan bu davaya işe iade davası denir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25-II maddesine göre, iş sözleşmesi haklı nedenle (ihbar ve kıdem tazminatsız) sonlandırılan işçi, işe iade davasını kazanır da, işvereni işçinin başvurmasına rağmen onu işe başlatmazsa, o zaman iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücretini ve diğer haklarını talep eder. Ve iş mahkemesine ikinci bir dava açarak ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunur.
Çünkü, Yargıtay’a göre; işe iade ve kıdem –ihbar tazminatı gibi doğuşu iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı işçilik hakları ile birlikte talep edilen davalarda öncelikle davaların ayrılmasına karar verilerek işe iade davasının sonucu kesinleşinceye kadar kıdem-ihbar tazminatı talepli davada bekletici mesele yapılacaktır.
İşçinin bizzat mahkemeye başvurmasında bir sakınca yoktur.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 16, Şubat, 2008, 17:15 Gönderen: Lütfi İnciroğlu »
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
dündar
|
 |
« Yanıtla #8 : 11, Mart, 2008, 16:38 » |
|
Hocam,İşveren bu işçiyi tazminatsız işten çıkardığı zaman bu arkadaş iş mahkemesine işveren lehine dava açabilirmi?Açarsa işçi sıfatıylamı açacak.İşçi sıfatıyla açtığı zaman,aynı zamanda farklı bir firmanın Resmi ortağı olarak gözükecek bu durumda bu kişinin İşverene dava açması kanaatinizce söz konusumudur.Mahkeme demezmi sen zaten x firmanın ortığısın.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
Lütfi İnciroğlu
|
 |
« Yanıtla #9 : 12, Mart, 2008, 09:04 » |
|
İşçi, iş mahkemesine ancak işvereni aleyhine aralarındaki uyuşmazlığın çözümü için dava açar. İşçilik yada işverenlik sıfatı bulunmayan kimseler iş davalarıyla görevli mahkemeye dava açamazlar.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|