|
Lütfi İnciroğlu
|
 |
« Yanıtla #1 : 31, Aralık, 2007, 17:14 » |
|
İş Kanunu'nun 29 maddesinde, " İşyerinde çalışan işçi sayısı:
a)20 ila 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin, b)101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin, c)301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin, işine Kanun’un 17 inci maddesi uyarınca (ihbar önellerine uygun olarak veya ihbar tazminatı ödenerek) ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır” denilmektedir.
Toplu işçi çıkarma bir işyerinde/işletmede, iki biçimde gerçekleşebilir. Birincisi işyerinde faaliyet devam ederken iş gücü azaltılması ile, ikincisi de işyerinin kapatılması ve bu nedenle toplu işçi çıkarmadır.
Hemen ifade edelim ki, fesih hakkı bakımından işyerinin temelli kapatılması ile işyerinin devri arasında paralellik kurulmaması gerekir. Çünkü, işyerini kapatmada işveren ekonomik faaliyetine son vermekte ve işyeri ortadan kalkmaktadır. Buna karşılık, işyerinin devrinde işyeri faaliyetine başka bir işverenle de olsa devam etmekte ve iş ilişkilerinin sürekliliği sağlanmaktadır.
Bu açıdan baktığımızda, şayet işçilerin iş sözleşmeleri sonlandırılmadan başka bir işverene devrediliyorsa burada toplu bir çıkıştan bahsedemeyiz.
Çünkü, işyeri veya bir bölümünün devrinde, iş ilişkilerinde işveren tarafı değişmekte, ancak iş sözleşmesi mevcut bütün hak ve borçlarıyla yeni işverene geçmektedir. Yani devreden işverenle iş ilişkisi sona ererken, devralan işveren tüm hak ve borçları üstlenmiş olarak sözleşmenin işveren tarafını oluşturmaktadır.
|