|
Cuma, 03 Kasım 2006 |
|
Hazırlayan: Mete TAŞTAN
İŞ HUKUKUNA HAKİM OLAN İLKELER
GİRİŞ
I ve II. Sanayi Devrimleri ile başlayan süreçte, kapalı yerlerde, çok ağır şartlarda ama yine de eskiye nazaran daha sistematik bir biçimde emek-yoğun çalışmaya başlayan insanlar “işçi” olarak nitelendirilmeye başlanmıştır. Özellikle 19. yüzyılın ikinci çeyreğinde Avrupa kıtasında başlayan işçi-işveren arasındaki ilişkinin bir sistematiğe oturtulma çabaları uzun bir yolculuktan sonra nihayet özellikle 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletlerin bünyesinde oluşan Uluslararası Çalışma Örgütü ile kimlik kazanırken, Soğuk Savaş döneminin bitmesi, Sovyetler Birliği’nin dağılması, Berlin Duvarı’nın yıkılması ve Kapitalizmin aziz düşmanı Komünizmin çökmesi ile küresel anlamda rol kazanmıştır.Küreselleşme ile hızlanan ticaret ve üretim bir yandan ülkelerin gelişimini tetiklerken bir yandan da konumuz olan iş hukukunun yeniden tanımlanması gerektiğini ortaya çıkarmıştır.
Çünkü artık işverene, işçinin emek-yoğun çalışması yetmemekte, işveren ondan daha çok bilgi-yoğun olarak çalışmasını istemektedir. Küreselleşme işçi-işveren arasındaki taşları yerinden oynatmıştır. Bu yüzden bir çok ülke özellikle iş kanunlarını yeniden tanzim etme yoluna gitmişlerdir. Ülkemizde de iş hukuku alanında çıkarılan 4. Genel Kanun olan 4857 sayılı İş Kanunu, 10 Haziran 2003 tarih ve 25134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Çalışmamızda, işçi için yapılan İş Hukukunun diğer konularını bir tarafa bırakıp iş hukukuna hakim olan “işçinin korunması” ve “işçi lehine yorum” ilkeleri üzerine odaklanacağız. Bir yandan işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkesine değinirken diğer yandan da ağır piyasa şartları altında üretim ve ticaret yapan işverenin de haklarının korunması gerekliliğini vurgulayacağız. Yine kaynak olarak bir çok hukuk kitabından yararlanırken diğer yandan da konularımızı Anayasa maddeleri, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları ile desteklemeye çalışacağız.
I - GENEL OLARAK
İş hukuku, hizmet akdinden doğan iş görme yükümlülüğü içinde ve çoğu zaman emeğinden başka geçim olanağı bulunmayan işçiyi korumayı ön planda tutan bir hukuk dalı olarak görülür.İş hukukunun ilkeleri, anlam itibariyle, günümüz iş hukukunun en önemli görevleri demektir. Bunlar, iş hukukunun, ayrı ve özel bir hukuk dalı olarak ortaya çıkmasını haklı kılan ve büyük özellik taşıyan görevlerdir. İş Hukuku kapitalist sistemde sömürülen fabrika işçilerinin işverene karşı korunması ihtiyacından doğmuştur. İş hukukunun doğuş ve gelişmesinin temel nedeni iş ilişkilerinde daha güçsüz durumda olan işçinin korunması kaygısıdır.
II – İŞ HUKUKUNA HAKİM OLAN İLKELERA - İŞÇİNİN KORUNMASI İLKESİ
İşçinin korunması ihtiyacı ve amacı İş Hukukunu doğurmuş ve geliştirmiş bulunmaktadır. İş hukuku önce fabrika işçilerini ve sonra da bütün işçileri özel olarak koruma ihtiyacından doğmuştur. Şu halde, İş Hukuku, her şeyden önce, İşçiyi Koruma Hukuku’dur. İş hukuku tarihi, başlangıçta bu hukuk dalının çok güç çalışma koşulları altında bulunan işçileri korumak amacıyla doğduğuna ve gelişme sürecine girdiğine tanıklık etmektedir. İş hukukunun doğuş ve gelişiminde olduğu gibi bugün de bu hukuk dalında işçinin korunması ilkesi belirli ölçüde geçerliğini korumaktadır.
Güçlü işveren karşısında ekonomik yönden bağımlı ve geçim koşulları açısından daha zayıf durumda bulunan işçinin korunması her şeyden önce, sosyal devletin ödevidir. Bu bakımdan işçinin korunarak, sosyal barışının sağlanması yolunda günümüz anayasalarında sosyal devlet kavramına anlam veren düzenlemeler önem kazanmıştır.
Ercan GÜVEN/Ufuk AYDIN, İŞ Hukuku, 1. Baskı, Eskişehir, 1998, s. 7; Münir EKONOMİ, İş Hukuku, Ferdi İş Hukuku, C.1, Yenilenmiş Bası 3, İÜ. Ya.No:1295,İstanbul, 1984, s. 14.
Kenan TUNÇOMAĞ/Tankut CENTEL, İş Hukukunun Esasları, 3. Bası, İstanbul 2003, s. 9.
Cevdet İlhan GÜNAY, İş Hukuku Yeni İş Yasaları, 3. Bası, Ankara, 2003, s. 91; TUNÇOMAĞ/CENTEL, s. 9.
A. Murat DEMİRCİOĞLU/Tankut CENTEL, İŞ Hukuku, 10. Bası, İstanbul 2005, s. 20; Sarper SÜZEK, İş Hukuku (Genel Esaslar – Bireysel İş Hukuku), 2. Bası, İstanbul, 2005, s. 15.
Nuri ÇELİK, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 21. Bası, İstanbul 2008, s. 17.
Kenan TUNÇOMAĞ, İş Hukukunun Esasları, 11. Bası, İstanbul 1989, s. 9.
|
|
Devamını oku...
|
|
|